05 Kasım 2026

Üniversitemizde Kalitede Süreklilik, Gelişimde Kararlılık Sürüyor: TSE Kalite Yönetim Sistemi 2. Gözetim Tetkiki Başladı

Üniversitemiz kalite çalışmaları kapsamında yapılan TS EN ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi 2. Gözetim Tetkiki, Merkezi Derslikler’de yapılan açılış toplantısı ile başladı.

Açılış toplantısına Rektörümüz Prof. Dr. Ersan Aslan, Rektör Yardımcımız ve Kalite Koordinatörümüz Prof. Dr. Mehmet Başalan, Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Sedat Aktan, Genel Sekreterimiz Doç. Dr. Şevket Evci, Türk Standartları Enstitüsü (TSE) Baş Tetkik Görevlisi Reşit Yazıcıoğlu, TSE Tetkik Görevlisi Mehmet Ali Göksel, Kalite Koordinatör Yardımcıları Öğr. Gör. Şeyma Hümeyra Çakır ve Şube Müdürü Leyla Demirbaş ile akademik ve idari personelimiz katıldı.

Programın açılış konuşmasını yapan Rektör Yardımcımız ve Kalite Koordinatörümüz Prof. Dr. Mehmet Başalan, "Tetkikler stresli dönemlerdir ancak Üniversitemiz kurulduğu günden bu yana kalite kültürünü özümsemiş durumdadır. 2014’te başlattığımız Kalite Yönetim Sistemi uygulamaları artık bir gelenek haline geldi. En son 2 Eylül’de ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi’ni kazandık; ISO 9001 Kalite Yönetim ve ISO 10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemlerimizin de sürekliliğini değerli tetkikçilerimiz sayesinde belgelendiriyoruz. Biz, akademisyenlerin yayınlarını başka bir gözün denetlemesine alışkın olduğu gibi, idari ve akademik süreçlerimizi de bir standarda uygun şekilde tetkik ettirmeyi arzu ediyoruz. Zaman zaman YÖKAK dış değerlendirme takımı ile TSE süreçlerinin kesiştiği noktalar gündeme gelse de hazırladığımız şemalarla bu iki yapının ne kadar uyumlu olduğunu gösterdik. TSE’deki sistemlerimizi sürekli geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda Çevre Yönetim Sistemi ve Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi çalışmalarımız devam ediyor. Ayrıca GreenMetric gibi uluslararası sürdürülebilirlik sıralamalarında bu yönetim sistemlerinin ciddi katkısını görüyoruz. Bugün Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi’nin gözetim tetkikini geçireceğiz. Majör yetersizliğimiz olmamakla birlikte minör eksikliklerimizi giderdik. Tetkikçilerimize ve süreçleri tamamlayan birimlerimize teşekkür ediyor, şimdiden destekleriniz için şükranlarımı sunuyorum." dedi.

Tetkik süreci ve TSE’nin çalışmaları hakkında bilgi veren TSE Baş Tetkik Görevlisi Reşit Yazıcıoğlu, "Milli belgelendirme kuruluşumuz TSE ile Milli Üniversitemiz Kırıkkale Üniversitesinin ortak çalışmalarına yıllardır şahit oluyoruz. ISO 10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi ve Enerji Yönetim Sistemi tetkikleri başarıyla yapıldı. Önümüzdeki süreçte Bilgi Güvenliği, Çevre Yönetim Sistemi ile 6331 sayılı kanun kapsamındaki İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi’nin kurulması büyük önem taşıyor. Üniversitemizin hem yasal mevzuatı hem de YÖKAK standartlarını yakından takip ettiğini biliyoruz. Bugün itibarıyla 2 günlük bir kalite yönetim sistemi tetkik çalışması planladık. Örnekleme metoduyla birimlerimizi ziyaret ederek faaliyetleri yerinde inceleyeceğiz. Yönetim sistemlerinde üst yönetimin desteği kritiktir ve Rektörlüğünüzün bu konuda ciddi desteğini görüyoruz. Ayrıca ISO tarafından 176 numaralı teknik komite ile standartlar revize edilerek Eylül 2026 itibarıyla yayımlandı. Yeni standartlar; kurumda kalite kültürünün oluşmasını, sürdürülebilirliği ve risk/fırsat değerlendirmelerini öne çıkarıyor. Benzer şekilde ISO 19011:2026 Yönetim Sistemleri Tetkik Kılavuzu standardı da güncellendi; iç tetkikçilerimizin bu eğitimleri alarak güncelliğini sağlaması gerekiyor. Kırıkkale Üniversitesine her geldiğimizde kendimizi evimizde hissediyoruz. Ülkenin geleceğine yetkin insanlar yetiştirme noktasında ortak bir terminolojiyi paylaşıyoruz. Destekleriniz için teşekkür ederim." şeklinde konuştu.

Programda konuşma yapan Rektörümüz Prof. Dr. Ersan Aslan”, Değerli mesai arkadaşlarım, hoş geldiniz. Kaliteyle ilgili bir toplantıda sizlerle tekrar bir araya gelmek çok güzel. Ancak asıl güzel olan, dışarıdan bir gözün eksikliklerimizi fark edip bizlere rehberlik etmesidir. Biz içeride kendi çalışmalarımızı ne kadar övsek de, komşumuzun veya dışarıdan bakan birinin “İyi iş çıkarıyorsunuz” demesi, yapılan işin gerçek değerini ortaya koyar. Geçmiş yıllara dönüp baktığımızda; aldığımız kalite belgelerine, kurumsal akreditasyonlara, birim ve bölümlerin başarılarına ve TSE denetimlerine şahit oluyoruz. Rektörlük binasına girdiğinizde, sol taraftaki duvarın Üniversitemizin tescilli kalitesini gösteren belgelerle dolduğunu görebilirsiniz. ISO 27001 gibi orada eksik kalan birkaç belge tamamlandığında TSE paketimiz de harika bir şekilde tamamlanmış olacak. Tabii ki kalite, belgeyi almakla biten bir süreç değildir. Reşit Bey’in de belirttiği gibi, standartların 2026 güncellemelerine göre kendimizi sürekli revize etmemiz gerekiyor. Kalite canlı bir organizmadır; belirlenen standartlar ve isterler doğrultusunda birimlerimizi organize etmeli ve sürekli adapte olmalıyız. Kurumsal akreditasyonumuzun geçerlilik tarihinin yaklaşmasıyla birlikte yeniden bir hareketlilik yaşayacağız. Üniversitemizde 110 bölüm ve program varken, akreditasyonlu birim sayımızın 25 civarında olması asla yeterli değildir. Üniversitemizdeki genç arkadaşlarımız yarın profesör olup rektörlüğe aday olduklarında bile bu çalışmalar bitmeyecek. Çünkü bizim işimiz aslında hiç bitmiyor.” dedi.

Kalite sürecini başarıyla yürütmek için dikkat edilmesi gereken unsurlara değinen Rektörümüz, “Toplam kaliteyi yakalamak için bireysel, bölümsel ve birimsel bazda dikkat etmemiz gereken dört temel çerçeve bulunmaktadır. Bunlar; işteki eksik ve fazlayı görebilmek, yakından uzağa bakmayı ve görmeyi bilmek, her işe heyecanla başlamak ve bitirmek ile başkalarının motivasyonuna ihtiyaç duymamaktır. Yaptığınız işe tam anlamıyla odaklanamıyorsanız ve çevrenizdeki eksikleri ya da fazlalıkları fark edemiyorsanız, orada bir sorun var demektir. Eğitimde yirmi dakikadan sonra nasıl ara veriliyorsa, yaptığınız işte de sürekli aynı şeyleri tekrar edip yeni şeyler düşünmüyorsanız, yöneticinize dürüstçe "Beni dinlendirin veya başka bir yere alın" diyebilmelisiniz. Eksiklikleri görmek sadece kendi alanımızla sınırlı değildir. Bazen içindeyken fark edemediğimiz detayları dışarıdan biri ya da başka bir birim fark eder. Örneğin dün akşam Mehmet Hoca ile yaptığımız 8.800 adımlık yürüyüşte çevredeki eksiklikleri ve fazlalıkları gözlemledik. Göze çarpan aksaklıkları sadece yapı dairesinin, genel sekreterin veya rektör yardımcısının görmesi yetmez; oradan geçen herkesin bu duruma duyarlılık göstermesi gerekir. ‘Bu benim işim değil’ dememeliyiz. Yöneticiler veya çalışanlar olarak en büyük sıkıntımız, hemen yanımızdakini görmemektir. Çoğu zaman uzaktaki sorunlara odaklanırken hemen ayağımızın dibindeki çöpleri fark edemeyiz. Oysa en yakından başlayıp uzağa doğru genişleyen bir çevre bilinciyle hareket etmeliyiz. Görmek yetmez, bildirmek de gerekir. Aksaklıkları yetkililere iletmek de sorumluluğumuzdur. Aynı şekilde kampüsümüzdeki sokak köpekleri gibi ortak sorunlarda da belediye ile iş birliği içinde kalıcı çözümler aramaya devam ediyoruz. Birçok kamu kurumunda olduğu gibi, maalesef bazı işleri yapmak için hâlâ birilerinin talimat vermesini veya sufle almasını bekleyen bir yapı görebiliyoruz. Bu durum oldukça rahatsız edicidir. Eğer yukarıda bahsedilen yakından uzağa bakma ile eksiği ve fazlayı görme alışkanlıklarını içselleştirirsek, birisinin bize sürekli ne yapacağımızı söylemesine gerek kalmaz. Hedeflerimizi bilir, işimizi tamamlar ve sonuçlarını raporlarız. Birbirimizin eksiklerini buyurgan bir tavırla değil, bir takım ruhuyla paylaşarak toplam kaliteyi yakalayabiliriz. En zor ama en önemli husus her işe heyecanla başlamak ve bitirmektir. Bu toplantıları ve benzeri işleri yıllardır defalarca yapmış olsak bile, işime ilk günkü heyecanla gidiyorum. 1983-1984 yıllarında ilk dersime girerken duyduğum heyecanı, yıllar sonra Mühendislik Fakültesinde derse girerken de aynı şekilde hissettim. 2011 yılında bu üniversiteye geldiğimde daire başkanlarının hazırladığı yazıları incelediğimde, ‘Biz bu işi zaten biliyoruz, eskiyiz’ düşüncesinin ne kadar tehlikeli olduğunu gördüm. İşin en kötü tarafı ‘Ben öğrendim, ben oldum, her şeyi biliyorum’ demektir. Aslında her gün yeni bir şey öğreniyoruz. Reşit Bey’in de belirttiği gibi standartlar güncelleniyor, kendimizi daima yeniliyoruz. Eğer bu dört maddeyi hayatımıza ve işimize yansıtırsak; ne TSE denetçilerinden, ne YÖKAK'tan ne de TÜRKAK denetçilerinden çekiniriz. Çünkü bizim amacımız zaten iyi ve verimli iş yapmaktır. Verimli çalıştığımızda başarı ve kalite belgeleri kendiliğinden gelecektir. Bu duygu ve düşüncelerle, katkıları ve tecrübeleri için denetçilerimiz Reşit Bey ve Mehmet Ali Bey’e çok teşekkür ediyor, her birinize çalışmalarınızda kolaylıklar diliyorum.” dedi.
Program, konuşmaların ardından sona ererken TSE tetkik ekibi incelemeleri yapmak üzere birim ziyaretlerine başladı.

2 gün sürecek olan TS EN ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi 2. Gözetim Tetkiki, genel değerlendirme toplantısı ile sona erecek.

Haberler

Tüm Haberler